Diyalog Gazetesi
2023-08-23 10:19:09

Hesap verecek biri var mı?

Hasan ERÇAKICA

23 Ağustos 2023, 10:19

Yiğitler-Pile yolunun hikayesinin 25 yıllık mazisi olduğu açıklanmıştı. 2’nci Cumhurbaşkanı Talat’ın paylaşımlarından kendisinin de bu konu ile yakından ilgilendiği anlaşılıyor. Son günlerdeki gelişmelerin 3-4 aylık bir hazırlık sonucunda ortaya çıktığı da görülüyor.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, Mayıs ayında çıkılan ihalenin sonuçsuz kaldığını ve Yiğitler-Pile yolu işinin Türkiye tarafından doğrudan Proyap isimli bir şirkete verildiğini duyurdu.
Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan, “BM’nin ‘ara bölge’ KKTC’nin ise kendi toprağı olarak nitelendirdiği tartışmalı bölgeye birdenbire BM araçlarının yığılması açıkçası bizim hoş karşıladığımız bir tavır değil” derken Proyap’ın araçlarının da “tartışmalı bölgeye” girdiğini açıklamış oldu.
Olayın bilinmeyen bir yanı yoktu ve muhtemel gelişmeleri kolaylıkla tahmin etmek gerekiyordu.
Bilerek yaptık! Türk tarafı, 25 yıldan beri tartışmalara konu olan bölgede tartışmalı olan bir yol işini “zor kullanarak” bitirmeye karar verdi. Olanlar oldu ve sonuçta Türk tarafı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden güçlü bir uyarı yedi. Son zamanlardaki tutumu belirsizlikler taşıyan, bu haliyle elimizi biraz olsun güçlendiren Rusya, açık bir tavır alarak yanımızda olmadığını gösterdi. Federal çözüm arayışında olanları memnun edecek olsa bile Güvenlik Konseyi, “siyasi eşitliğe sahip iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyona dayalı kalıcı, kapsamlı ve adil bir çözüme” olan bağlılığını teyit ederek “resmi gibi görünen Türk politikasını” yerle bir etti.
“Tek millet üç devlet” belgisi ile bağlı olduğumuz Azerbaycan dahil hiçbir Türk Devletleri Teşkilatı üyesi, bizi destekleyen bir açıklama yapmadı. Oysa Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 17 Ağustos’ta yaptığı bir açıklama ile “Ermenistan'ın şantaj kampanyası için BMGK'ni kullanma girişiminin bir kez daha başarısız olduğunu” duyurmuş ve bu vesile ile Güvenlik Konseyi’nde yapılan görüşmelerin “Azerbaycan'ın meşru güvenlik kaygılarının bazı üye devletler tarafından anlaşılması, bölgedeki bazı zorlukların ortadan kaldırılması yönünde umut verici bir adım” olduğunu vurgulamıştı.
Azerbaycan’ı anlayan Güvenlik Konseyi bizi anlayamadı. Bizimle ilgili görüşmeler tam tersini gösterdi: Türk dış politikası veya KKTC’nin Kıbrıs sorunu ile ilgili politikası, yeterli desteği bulamıyor. Buna karşın Türkiye ve KKTC yetkilileri, “ileri adımlar” atmaktan ve sonuç olarak “desteksiz halimizin” bütün dünya tarafından görülmesinden çekinmiyorlar.
Dış politikasını veya komşuları ile ilişkilerini böyle “desteksiz” bir şekilde sürdürüp de başarılı olan devlet var mı, bilmiyorum! Biraz tarih okuyorum ama böyle bir örneğe rastlamadım.
Bizi bu kadar “desteksiz” bırakan, “desteksizlik halimizin” bütün dünya tarafından görülmesini sağlayan yetkililerin kim olduğunu çok merak ediyorum doğrusu? 
Yiğitler-Pile yolu macerasının başlama düdüğünü kim çaldı? Bu düdüğü çalanlar Türk kamuoyuna ama daha fazla da “iki devletli çözüm” peşinde koşanlara nasıl hesap verecekler çok merak ediyorum.


Yaptıklarımızın hesabını vermeyeceğiz tabii… Sadece bedelini ödeyeceğiz!

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.