Ekonomide ciddi kriz. Demokratik, laik, hukuk, devleti değerlerini etkisiz kılma çabalarında artış. Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta, Türkiye ile Yunanistan’da, 5’li zirve sonrası ortaya çıkan cılız; yumuşama ve çözüm ışığını, kara örtü ile örtmeye dönük gerici niyetler, boy verdi. Kuzey Kıbrıs’ta toplumun demokratik birliğini, bozmak için inanılmaz girişimler gelişti. Kuzey Kıbrıs’ta yaşayanların demokratik birliğini; dini, milli değerler üzerinden bozmaya çalışanlar, toplumdaki fay hatlarını kaşımaya kalkıyorlar. “Yavru Vatanı, Yerli Rumlardan Kurtaramadık” lakırdısını ürettiler. Sosyal medya öfkeli tartışmalarla kaynıyor. Bunların amacı, Kuzey Kıbrıs’ta ortak hayalleri ve gelecek tasavvuru olan, bir halk olma devinimini darbelemektir… Buna boyun eğmemek, ama oyunlarına gelmemek gerekir. Kimisi bu lakırdıların, yalnızca Kıbrıslı Türklere dönük olarak değerlendiriyor. Ancak eksik olduğu için doğru değildir. Çünkü bunların söylediği, “Yerli Rum” kavramının içine; yalnızca dedesi, nenesi, babası, anası, kendisi; Kıbrıs’ın Kuzeyinde veya Güneyinde doğanlar girmiyor. Buna; Anadolu’nun herhangi bir yerinde doğan, ama Kıbrıs’ı vatan görüp; demokratik, laik, hukuk devleti temelinde var olmak isteyen ve Kıbrıs’ta barış diyen herkes dâhildir. Bu insanlık dışı lakırdıları, bu topraklarda yaşayan insanlara dönük ifade ederlerken, bir kriz sonucu, Kıbrıs’ta yaşama gözlerini yuman Sayın Volkan Konak için de aynı çirkinlikleri ifade ediyorlar… Çünkü bunlar, Volkan Konak’ın; insani ve demokratik değerlere dönük bağlılığına öfkelidir. Yani bunlar, Nazım Hikmet’in dizelerinde ifade ettikleri gibidir.
“Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
Akar suyun,
Meyve çağında ağacın,
Serip, gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına...
Sana düşman, bana düşman,
Vatan ki insanların evidir,
Sevgilim, onlar vatana düşman.”
Bizi; dini inançlar, ulusal kimlikler ve kökenler üzerinden bölüp; demokratik, laik, hukuk devleti ve adalete dayalı ekonomik gelişim ile barış değerlerinden; kutuplaştırarak uzaklaştırmak isteyenlere boyun eğmeyelim; ama sevgiye, demokratik birliğe akıl ve gönül kapılarımızı hep açık tutalım.
Tamer Karadeniz 1 Gün Önce
Sayin Soyer, Tarihi cok iyi biliyorsunuz.. Yasiniz, devlet deneyiminiz, sosyal deneyiminiz de oldukca fazla.. Bu "Kibrisli", "Turkiyeli" ayrimini ilk kim, ne zaman, nerede ve nasil baslatti hususunda bir makale yazarsaniz, cok sevinecegiz.. Kibrisli Turk ifadesi ne zaman ve niye sadece Kibrisli ifadesine döndü, kim döndürdü? Rum pasaportu olanlar, niye rum denildiginde, Kibris Cumhuriyeti diye duzeltme ihtiyaci duyuyorlar? KKTC deki hic bir seyi begenmeyip, gunde iki kez diger tarafa gecen, her turlu alisverisini oradan yapan, oranin butun yemeklerini, havasini, suyunu, etini, hastanesini, postanesini, otobanini, deterjanini oven, KKTC deki hic bir seyi begenmeyen ama duzeltmek icin de gayret sarfetmeyen, rumdan daha cok geliri olan, her konusmada Kibris Cumhuriyeti doneminde ne da iyi komsularimiz vardi diyen, katliamlara, baskilara, tecavuzlere hic deginmeyen bu insanlara ne demek lazim?