Kuzey Kıbrıs’ta iş yeri açmak veya yatırım yapmak ‘cesaret işi’ değil, bir nevi deliliktir...
Bırakın yüz milyon dolarlık yatırımları...
Yüz bin liralık bir iş yeri açmak bile deliliktir...
Neden mi?..
Çünkü bu ülkenin her tarafında sorun vardır...
Elektrik ve su maliyetleri yüksektir...
Yolları kötüdür...
Devlet kurumlarında iş yaptırmak çok zor, hatta imkânsızdır...
En basit bir işlem için aylar, yıllar harcamak gerekiyor...
Ulaşımında sıkıntılar vardır...
Haberleşme sistemleri yetersiz ve çok pahalıdır...
Öyleyse insan bu ülkeye neden yatırım yapsın, neden parasını tehlikeye atsın?..
Neden durduğu yerde rahatını bozarak sinir hastası olsun?..
Tartışmamız gereken en önemli konu bu ülkenin plansızlığı ve programsızlığıdır...
Siyasi partilerin icraatlarındaki tutarsızlık ve halk üzerinde yarattığı güvensizliktir…
Küçük işler neden yapılmıyor?..
Büyük sorunların çözümü konusunda Türkiye’nin yardımlarına ihtiyaç duyulması doğaldır…
Fakat; en işlek caddelerde meydana gelen çukurları iki kürek çakıl ile kapatmak için mali desteğe ihtiyaç yoktur...
Üzeri örtülmeden kum, çakıl taşıyan kamyonları durdurmak ve disipline koymak için Türkiye ile protokol yapmaya gerek yoktur...
Yol kenarlarında biriken otları da Türkiye mi temizleyecek?..
Bir insan, bir belediye, bir bakanlık, kendi evinin önünü temizlemiyorsa; ortada ciddi bir ihmal var demektir...
Ev ve işyerlerinde bidonların dışındaki yerlere çöp atılması yasaklanamaz mı?..
İnşaat izinleri için önlem
İnşaat izinleri için bundan böyle Şehircilik, Planlama, Karayolları, Telekomünikasyon, Elektrik ve Su daireleri, Belediye temsilcisi tek bir çatı altında hizmet veremez mi?..
Devlet kurumlarındaki başvuru dosyalarının en geç bir ay içinde sonuçlandırılması sağlanamaz mı?..
En fazla cinayet, uyuşturucu ve tecavüz suçu işleyen yabancı ülke vatandaşlarıyla ilgili önlem alınamaz mı?..
Akaryakıt, sigara ve sebze almak için kuzeye akın eden Rumların geçişlerini kolaylaştırmak için Türkiye’den para mı isteniyor?..
Direksiyon başında cep telefonu kullananları caydırmak için gerekli olan yasayı Türkiye mi yapacak?..
Kırmızı ışıkta durmayı ‘kural haline getirmek’ çok mu zor?..
Yabancı plakalı arabalara göz yumarak gümrük vergilerini tahsil etmemek ‘protokol’ sorunu mudur?..
Kira stopajlarını yeniden yüzde 10’a çıkarmak suretiyle kaçak sayısını artırmak kendi yanlışımız değil mi?..
Suçu sürekli başkalarının üzerine atarak bugünlere geldiğimizi ve ekonomik çarkın bir süre sonra dönemez duruma geleceğini ne zaman anlayacağız?..
Unutmayalım ki; işsizliği ortadan kaldırmanın yolu dıştan gelecek yatırımlardır…
Yatırım yoksa, istihdam da yoktur, para da yoktur…
Tanrı ancak çalışanın didinenin sonunu hayreder çalışmaya gelince ağustos böceği boş muhalefete gelince karınca boş muhalefet karin doyurmuyor hasan bey