Kıbrıslı Türkler affedicidir…
Gururlu olmakla birlikte kindar değildir…
Zor günlerde dayanışmasını bilen ve bunu her zaman kanıtlayan bir özelliği vardır Kıbrıslı Türklerin…
Özellikle çocuklarına çok düşkündürler…
Onların eğitimi için mülklerini satabilecek kadar fedakârdırlar…
Katliamlara, şiddet içerikli saldırılara maruz kaldıkları halde ‘güvenliğin sağlanması’ halinde yeniden birleşmeye karşı değillerdir…
Annan Planı’nın yüzde 65 “evet” oyu ile kabul edilmesinin ana nedeni, bu ülkeye barış ve huzurun gelmesi, çocukların Avrupa standartlarında yaşam sürebilmesi içindir…
Fakat; Kıbrıslı Rumların samimiyetinden emin değiliz…
Çözüm olması ve Türkiye’nin adadan çekilmesi halinde yaşanacaklardan endişeliyiz…
Kıbrıs’ın kuzeyinde Türklerin yaşayacağı ve güvence altında olacakları söylemi tek başına yeterli değildir…
Serbest dolaşım, yerleşim ve mülkiyet hakkı olacağına göre; zaman içinde kuzeydeki Türk sayısının azalması ve ‘korkutma amaçlı’ terör faaliyetlerinin başlaması halinde, bunu hangi gücün durduracağını bilmek istiyoruz…
Günde 3 tane Türk aracının havaya uçurulması ‘terör’ kapsamında mı değerlendirilecek, yoksa ‘iç mesele’ olarak mı adlandırılacak?..
Mülkiyet baş ağrısı
Devam edelim…
Büyük paralar harcayarak Rum arazisi üzerinde ev yapanların durumu ne olacak?..
“Arsa sahibi mülkün de sahibidir” denilerek, evi yapan sokağa mı atılacak?..
Sınır düzeltmesi ve harita düzenlemesi adı altında 60-70 bin Kıbrıslı Türk’ün göç etmesi durumunda yeni ikamet yeri neresi olacak?..
İkamet edilecek konutları kim yapacak?..
Yer değiştiren insanlar hangi meslekle para kazanacak?..
Kamuda çalışan ve emekli çıkan 75 bin kişinin maaşlarını kim ödeyecek?..
Sosyal Sigorta kurumuna prim yatıranlar hangi sistem üzerinden emekli olacak?.
Sağlık merkezleri her iki toplum için de eşit hizmet mi verecek, yoksa Türkler kendi, Rumlar kendi hastanelerinde mi tedavi olacak?.
KKTC üniversitelerinin verdiği diplomalar tanınacak mı?..
Sonradan vatandaş olanlar gidecek mi, kalacak mı?..
Kıbrıslı Türk’le evlenen Türklere vatandaşlık verilecek mi?..
İki tarafın ‘milli bayramları’ devam edecek mi, bitecek mi?..
Türk bankalarından kaçı çalışabilecek, kaçı kapatılacak?..
Yarım asra yakın bir zamandır bizim kullandığımız Rum mülklerinden veya Rumların kullandığı Türk mülklerinden tazminat talebi olacak mı, olmayacak mı?..
Olacaksa ortaya çıkacak tazminat miktarlarını kim, nasıl karşılayacak?..
Yanıt bekleyen soruları daha da artırabiliriz…
Cenevre’ye giden müzakere heyetimizin bu sorulara yanıt aramasını diliyoruz…
Bir de kaybolan haritanın ortaya çıkmasını bekliyoruz…
Hayatı hep istemekle geçen bir KKTC Türkiye’nin gelip yapması için Yol istiyoruz , Hastahane , Su istiyoruz, Rumlar’dan Kapularin açılmasını istiyoruz , yabancıların Kuzeye geçmesini istiyoruz, her tarafı çöp ve dökülen KKTC ye Turist istiyoruz AB den Aşı ve Para istiyoruz, Rum mallarının Türklestirilmesini istiyoruz , memurumuzun maaşlarını ödemek için Türkiye’den para istiyoruz ve şimdi de egemen iki Devletli çözüm istiyoruz , Hade Hayırlısı,