banner564

Şimdi değilse ne zaman?

   Türkiye’de meydana gelen depremde hayatını kaybedenler için çok üzülüyoruz…
   Savaşlarda bile bu kadar kayıp yaşanmıyor…
   Milyonlarca insanın evsiz, işsiz kalması ayrı bir sorun…
   Yardımlaşma ruhuyla sıkıntıları aşmak mümkündür…
   Ancak uzmanlar bunun uzun zaman alacağını ve 80 milyar doların üzerinde bir maliyet yaratacağını söylüyor…
   Kıbrıs’tan bakıldığı zaman Türkiye’nin çok zor bir süreçten geçtiğini ve önümüzdeki aylar için ‘doğru tahminler’ yapmanın zor olduğunu görebiliyoruz…
   Her açıdan Türkiye’ye bağlı olan KKTC’nin de önümüzdeki süreçte ciddi ekonomik sıkıntılarla karşılaşacağını tahmin etmek zor değildir…
   Ne var ki; gerekli önlemlerin ivedilikle alınması ve örgütlü çalışılması halinde olası sorunları daha kolay aşma şansımız vardır…

Örgütler nerede?..

   Deprem tartışmalarının ana gündem maddesi olduğu bir yerde kuşkusuz ekonominin lokomotifi olan turizm ve eğitim sektörü olumsuz yönde etkilenir…
   O yüzden bu iki sektöre dikkat edilmeli, atılacak adımlarda hata yapılmamalıdır…
   Türkiye’den gelen öğrenci ve turist sayısının azalması sonrasında ortaya çıkacak kayıpların ne şekilde karşılanacağını iyi hesaplamak zorundayız…
   Aklımıza gelen ilk şey; kara sınır kapılarının artırılması ve güneyden kuzeye geçişlerin kolaylaştırılmasıdır…
   Günübirlik geçiş olsa da gerek yabancıların, gerekse Kıbrıslı Rumların çarşıya katkısı önemlidir…
   Aylar önce hükümet ile ekonomik örgütler arasında bir protokol imzalanmış ve sınır kapılarının rahatlatılması yönünde adımların atılacağı bildirilmişti…
   Peki nerede bu önlemler?..
   Ekonomik örgütler bu kadar süre içinde hiç olmazsa Metehan kapısını neden genişletemedi?..
   Protokoller ‘gösteriş için mi?” imzalanıyor…
   Bu kadar zor mudur kapı genişletmek?..

Son pişmanlık fayda etmez

   Protokolün imzalandığı dönemde deprem felaketi yoktu…
   Türkiye’den çok sayıda turist ve öğrenci geliyordu…
   Şimdi depremzedeler geliyor…
   Turist akışının azaldığını ve çok sayıda işletmede ‘alarm zillerinin’ çaldığını duyuyoruz…
   Öyleyse; uyanmak ve acilen kara sınır kapılarını rahatlatacak adımları atmalıyız…
   Liderlerin bundan sonraki görüşmesinde ‘yeni kapıların’ gündeme getirilmesini de bekliyoruz…
   Ve bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz… 
   Şimdi uyanma zamanı… 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Nuri
Hasan Nuri - 2 yıl Önce

Sayın Akar ve Diyalog TV’nin yıllardır Geçiş kapıları uyarıları kayda değerdir ! Bugün Kıbrıslı Türkler için Hayati olan geçiş kapıları için Yöneticilerimiz hiç bir adım atmak istemiyorlar ! Geçiş kapılarındaki her gün yaşanan izdiham içler acısıdır unutmayalım ki Binlerce vatandaşımız Ekmek parası için her gün AB Ülkesi Güney Kıbrıs’a gidip gelmektedir , İngilterede yaşayan Yüzbinlerce Kıbrıslı Türk için KKTC ‘nin Dünyaya açılan kapısı Ercan değil artık Larnakadır , Deprem faciası sonrası KKTC’ye Türkiye’den gelen Turist ve öğrenci değil de her şeyini kaybetmiş akın akın gelen Depremzadelerdir gerçeği ile AB Ülkesi Güney Kıbrıs ile geçiş kapılarının önemi bir o kadar daha artmıştır, Rumlar’ın depremzadelere Su yardımlarını bile reddedip onlara geçiş kapılarındaki çektirdiğimiz iskenceyi ve acı gerçeği Diyalog TV’de görmeyen kalmamıştır ! Biz bize yeteriz diyen ve Rumlar’ı AB’yi BM’yi KKTC’de istemeyen Yöneticilerimiz bilmelidirler ki dikilitaş Dünyanın Merkezi değildir, kapanıp kaldığımız KKTC’de her şeyi batırıp iflasın eşiğine geldik , her geçen gün Fakirleşip yoksullaşan KKTC’de neden Güneyden gelecek Euro’ları istemiyoruz acaba ! Yoksa Rumlar ile Eurolar da mı KKTC’ye düşmandır? Gerçekçi olalım içine düştüğümüz kötü Siyaset ile bir parmağımızı ısırıp hepsini acıtacağımız günler yakındır ! Milli nutuklar artık karın doyurmuyor “ Keskin Sirke Kabına Zarar Verir “ diye bir Atasözümüz vardır !

banner471

banner474