İnsanlar ‘her şeye rağmen’ Türkiye ve KKTC’yi terk etmeyip, yaşam mücadelesini buralarda sürdürüyorsa bunun elbette bazı duygusal nedenleri ve alışkanlıklar vardır…
İlkokula başladığı halde annesinin veya anneannesinin yedirdiği yemekle büyüyen bir insan, ailesine çok bağlı olmaz mı?..
Büyüdüğünde ve evlendiğinde, eşi ona ters bir hareket yaptığı zaman “ailem beni el bebek gül bebek büyüttü” diyerek, ayrıcalıklı olduğunu söylemez mi?..
Öyleyse ailesine bağlı ve çocukluğundan itibaren şımartılmış bir insan kolay kolay onları terk edip başka bir ülkeye göç etmez…
Etmek zorunda kalsa bile aklı hep ülkesinde ve ailesindedir…
Burada hiç kimsenin aç kalma tehlikesi yoktur…
Herhangi bir sıkıntı durumunda ailesi veya komşusu veya iş arkadaşı ona yardımcıdır…
Eskisi kadar olmasa bile Kıbrıslı Türkler bu özelliğini koruyabilmektedir…
Buraya kadar olanı özetlemek gerekirse; insanı yaşatan, hayata bağlayan ve gücünü artıran sevgidir…
Sevildiğini ve önemsendiğini bilen insanın başarı yolu daha da açık olur…
Tehlike nerede?..
İşte burada bir nefes alalım…
Ülkemizde gittikçe artan tehlike ‘başarı’ aşamasında kendini gösteriyor…
Yani başarı noktasında, sevenler ve destekleyenler kadar bileceksiniz ki kıskanan ve haset yapanlar da vardır…
“Nedir bundan da çektiğimiz be” diyenler, hatta daha ileri gidip sizi cezalandırmak isteyenlerin göze battığı bir süreçten geçiyoruz…
Kendi şahsi çıkarlarına az da olsa bir şey dokunduğu zaman, işte o insan sizin karşınızdadır…
Size verebileceği her türlü zararı vermeye hazırdır…
Sonuç aldığı takdirde “napayım be gardaş yapmasaydı, üstümüze gelmeseydi, bizimle iyi geçinseydi” derler…
Vay Kıbrıslım benim vay…
O güzelliklerinin yanında bu ne hırs, bu ne asabiyet?..
Sakin olup bir de Avrupa’ya baksanıza…
Mesela İngiltere Başbakanı’nın yaptığına…
İngiltere Başbakanı Borris Johnson ‘Corona yasakları döneminde’ 100 kişilik bir partiye katılmasını eleştirenler karşısında kürsüye çıkarak ne yaptı biliyor musunuz?..
“Herkesten özür diliyorum” dedi…
Üstelik partiye katılanlar içeceklerini kendileri götürmüşler…
Devlete herhangi bir külfetleri olmamış…
Buna karşın kalabalık bir ortamda partiye katıldığı için özür dileyebiliyor koca İngiltere Başbakanı…
Kim bilir, baskılar sonucunda istifa da edebilir…
İşte burada galip olan ‘kültür’ ve ‘seviyeli siyaset’ anlayışıdır…
Darısı başımıza diyelim…
****
Not: Karantinada bulunmam nedeniyle tv2020’de ‘Gündem Özel’ programına kısa bir süre ara verdiğimiz için telefonla arayan, mesajlarıyla iyi dileklerini ve sevgilerini gönderen herkese çok teşekkür ediyorum. Sizlerle gurur duyuyor, sizlerden güç alıyoruz ama şımarmıyoruz!..
Kıbrıslı Türkler 1974 öncesi Kıbrıs sorunu nedeniyle başta İngiltere olmak üzere göç etmişlerdir 1974 sonrası KKTC den kötü Siyaset işsizlik Parasızlık istikbal ve gelecek garantisi olmaması nedeliyle de KKTC den yoğun bir göç olmuştur maalesef bugün Yurt dışına okumaya gidebilen gençlerimiz bile KKTC ye geri gelmeyi düşünmüyorlar, çoğunluğu İngilterede olan KKTC dışında yaşayan Kıbrıslı Türkler KKTC nüfusundan çok daha fazladır,
KKTC de herhangi bir sıkıntı durumunda Komşusu veya arkadaşı yardımcıdır yazısı doğrudur da Devlet güvencesi olmayan ve devletin zayıf olduğu her Ülkede aynı durum mevcuttur ! örneğin İngiltere gibi Ülkelerde yaşayan Kıbrıslı Türkler bir sıkıntı veya ihtiyaç ve mağduriyet durumunda komşusuna veya arkadaşlarına değil de Tam anlamı iDevlet güvencesi olan Sosyal güvence veren insan değerini önemseyen Devlete başvuruyorlar, Sosyal güvence ve Devlet otoritesi etkisi az olan KKTC de kişilerarası yardımlaşma dayanışma olmazsa olmazımızdir !
o da olmasa kasası boş Devletimiz ihtiyaçlı insanlarımıza ne kadar yardım yapabilir ki ! Gönül arzu eder ki Kıbrıslı Türkler Avrupa standartları kaliteli bir yaşam sürdürebilsin ve de gençlerimize Ülkemizde istikbal ve gelecek garantisi verilebilsin !