Türkiye seçimleri ikinci tura kaldı…
Önümüzde iki haftalık bir süreç var ve 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunu alacağız…
Türkiye’deki seçimlerden bir ay kadar sonra Kuzey Kıbrıs’ta ‘tek sandalye’ için seçime gidilecek…
Ve bu tek sandalyeli seçim nedeniyle bir ay süreyle bir çok icraat yasaklanmış olacak…
Benzeri görülmemiş bir durum…
Bundan kurtulmak için meclisin bir an önce seçim sistemini ele almasında fayda görüyoruz…
Çünkü; küçük ülkemizde hemen her alanda yapılması gereken çok iş vardır...
Yıllardır en ufak sorunlar çözülmüyor...
Köyde veya kentte oturan adam telefonun bir aydan beri kesik olduğunu, basit bir arızanın giderilmediğini söylüyor...
Bir diğeri haftada bir su almaktan yakınıyor...
Dar ve sabit gelirli insanlar pahalılıktan şikâyet ediyor...
Kış aylarında sobalar, yazda klimalar çalıştığı zaman, elektrik faturası insanların canını yakıyor...
Elektriğin neden bu kadar pahalı olduğunu yıllardır tartıştığımız halde, bunu tersine çevirecek kararların alınamamasının tek nedeni popülizmdir...
Elektrik Kurumu, siyasi çıkarlar uğruna bir türlü özelleştirilemedi…
Güneş enerjisi için gerekli yatırımlar yapılmadı…
Kullandığımız elektrik santralleri hem pahalı üretim yapıyor, hem de çevreyi ve insanları zehirliyor...
Yine de popülizm uğruna önlem alınamıyor...
Kirlenmeyen yer kalmadı
Doğası güzel, hemen her gün güneşi görebildiğimiz küçük bir ülkede yaşıyoruz...
Ama bu güzel ülkeyi her geçen gün daha da kirletiyoruz...
Kirletenlere yönelik ceza vermiyor, temizlik seferberliği başlatmıyoruz...
Bakımsız yollarımızı yenilemek için proje üretemiyoruz...
Devletin akaryakıttan sağladığı ‘stopaj vergilerini’ yolların yapımına ve çevreye harcamak yerine maaşlara harcıyoruz...
Barış Harekâtı’ndan bu yana tam 49 yıl geçtiği halde, hala bu yanlış uygulamadan vazgeçilmedi...
Aynı zihniyet, aynı başarısız icraatlar devam ediyor...
Ama artık yeter...
Başıboşluk, denetimsizlik ve takipsizlik nedeniyle böylesi güzel bir ülkede zehirlenmeler ve buna bağlı erken ölümler hızla artıyor...
Genç insanları kalp ve kanser hastalıklarından dolayı kaybediyoruz...
Çocuklar dahil, 18 bini aşkın kişinin sinir hastalıkları nedeniyle devlet hastanesine başvurması ürkütücü bir durumdur...
Bu insanlar neden psikolojik rahatsızlık geçiriyor?..
Neden erken yaşlarda sakinleştirici ilaç kullanmaya başlıyor?..
Bunların bir değerlendirmesini yapmak ve ciddi önlemler almak zorundayız...
Sosyal Medya’dan çağrı yapan vatandaşlarımızın uyarılarına da kulak asmalıyız...
Vatandaş üreticilere sesleniyor “Ne olur zehir attığınız ürünü bir gün sonra çarşıya götürmeyiniz, insanımıza acıyınız” diyor...
Halkımızdan yükselen tepkileri dikkate almak zorundayız...
Ve KKTC’nin siyasilerini uyarıyoruz:
Artık seçimleri bırakıp icraat yapınız…
Vatandaş İngiliz Kemal ve çok ilmisler ne oldu sesiniz kesilmiş