Kuzey Kıbrıs’ın öncelikli sorunlarını biliyoruz…
Seçime katılan partilerin üst düzeydeki görevlileri de biliyor…
Öyleyse ‘iyi niyetli’ davranışlar sergileyerek, 23 Ocak sonrasında bu sorunların çözümü yönünde hızlı adımların atılması kaçınılmazdır…
İyi yönde atılan her adıma destek olmak görevimizdir…
Yanlışlar karşısında ise uyarıcı görevimizi yapmaya devam edeceğiz…
Ülkenin şu an için en önemli sorunu ekonomidir…
Aşırı derecede pahalılık, bitmek bilmeyen elektrik kesintileri, tüp gaz sıkıntısı ve ana tüketim maddelerine getirilen anormal artışlar herkesi rahatsız ediyor…
İkinci önemli sorun ise sağlıkta yaşadıklarımızdır…
Acilen modern bir hastaneye, uzman doktor ve hasta bakıcılara ihtiyaç vardır…
Devlet, hasta hakları konusunda AB ile uyum içinde yeni bir sayfa açmalıdır…
Hasta olan vatandaşlar hastane kapılarında süründürülmemelidir…
İlaç eksikleri acilen giderilmelidir…
Adli suçlarda patlama
Bir başka önemli sorun giderek artan adli suçlardır…
Başta uyuşturucu belası…
Öyleyse; halkı huzursuz eden olayların üzerine gitmek, katı kurallar uygulamak son derece önemlidir…
Üç yıl, 5 yıl önce vatandaş olmuşsa bile hiç kimsenin bu ülkede şiddete yönelme, insanlara ölüm korkusu verme hakkı yoktur…
Hele bazıları kendi eşlerine veya aile yakınlarına karşı dahi şiddet kullanıyor, ölüm tehditleri yapıyorsa; deport kuralları uygulamaya geçirilmelidir…
Sonradan vatandaş olmuşsa bile, bu hakkı elinden alınmalıdır…
Bir turizm ve eğitim adası olan ülkemizde suç makinelerine ihtiyacımız yoktur…
Şiddete yönelen ve bunu gittikçe yaygınlaştıran insanlara karşı en sert, en katı kurallar uygulanmalıdır…
Halka güven verebilmek için polisin sayısı artırılmalı, bırakın ana yollarda ve kent içlerinde dolaşmayı; sokak sokak devriyeler yapılmalıdır…
Devlet böylesi bir adım atarak “ben buradayım, halkı korumak için varım” mesajını vermelidir…
Caydırıcı bir polis gücümüz ve caydırıcı yasalarınız yoksa; bugün yaşananlar, bir yıl sonrasında bile ikiye katlanabilir ve bu ülkede ne turizm gelişir, ne de güvenlik altında bir eğitim uygulaması sürdürülebilir…
İşin şakası yoktur…
Polis sayısı derhal artırılmalı, ceza yasaları gözden geçirilmelidir…
Komik cezalar öngören eskimiş yasalar ivedilikle değiştirilmelidir…
Kaçakların durumu
İkinci önemli görev ise; son yıllarda kaçak işçi çalıştırmayı ‘yasal hale getiren’ işletmelere karşı etkin önlemler almaktır…
Personel eksikliğinden yakınan Çalışma Bakanlığı’nın 5-10 metre ilerisinde kaçak işçi çalıştıranlar vardır…
Bunlardan haberdar olmamak mümkün değildir…
Öyleyse her fırsatta yüzde 20 ile 30 arasında kaçaktan söz eden Çalışma Bakanları artık mazeret üretmeyi bırakmalı ve harekete geçmelidir…
Kaçakların kayıt altına alınmasını sadece devlete gelir açısından düşünmemeliyiz…
Aynı zamanda işçilerin denetim altına alınması ve onların da hak ve menfaatlerinin korunması için ‘kayıt altına alınmaları’ şarttır…
Kaçak işçi çalıştıranlara yönelik cezalar kat kat artırılmalı ve uygulanmalıdır…
“Ne yapalım personel eksiğimiz var, yoksa şunu yapardık, bunu yapardık” şeklindeki mazeretler artık geçersizdir…
Halkın karnı bu tür mazeretlere doymuş vaziyettedir…
Artık icraat ve sonuç istiyoruz…
Mevcut Siyasilerimiz ile 23 ocaktan sonra sorunlar yumağı KKTC nin değişebileceğine inanan var mi acaba, tüm kaynakları yitirdiğimiz kasası boş Devletimizden ne gibi bir icraat bekleyebiliriz ki ! Dilin kemiği yoktur Siyasilerimiz ne söyler ise söylesin 23 ocaktan sonrası KKTC de 2021 den daha iyi mi veya daha kötü mü olacağımızı hep birlikte göreceğiz !!