Yerel seçimlere hazırlanırken, etrafımızda nelerin olup bittiğine bakalım…
Adam kamyoneti dolduruyor ve çöpleri bir güzel yol kenarına ve dere yatağına boşaltıyor...
Az ileride yaşayan vatandaş ise isyan ediyor bu duruma...
Yetkililere sesleniyor:
“Önlem alınız çevre mahvoldu, her taraf kirlendi...”
Haksız mı?..
Haklı olmasına haklı da kimin umurunda?..
Çevre Bakanlığı var, Çevre Dairesi var, 28 belediye var, Kaymakamlıklar var...
Ocak’tan itibaren belediyelerin sayısı 18’e düşecek…
Şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun…
Önemli olan eksikleri ve yanlışları görmek ve süratle önlem almaktır…
Sadece yasaların arkasına saklanarak, etkisiz ve tepkisiz kalamayız…
Siz doğru iş yaptığınız sürece bileceksiniz ki; hiçbir kural sizi yolunuzdan çeviremez…
Küçük ülkemizde ne yazık ki; makam sahibi çok da, iş yapan insan yok...
Sorsanız “araçlar ve personel yetersiz” diyecekler...
Öyleyse vurun kilidi, gidin evinize...
Müşavirleri ödeyen devlet sizi de öder...
Yazıklar olsun...
Yaşadığımız her yer, nefes aldığımız mahallemiz, köyümüz, kentimiz çöplerle kaplanmış durumda...
Ve bu sorunu çözmek için fazla paraya da ihtiyaç yok…
Niyet, denetim, ceza ve uygulama yeterlidir…
Ama kimin umurunda...
Yollarda polis yok
Öteki vatandaş şikayet ediyor:
Gece vakti yolda seyreden aracın ışıkları yanmıyor...
Arkadan gelen az kalsın üzerine çıkıyormuş...
“Çıksaydı facia olacaktı” diyor...
Yaşadığına şükrediyor vatandaşımız...
Peki bunlar neden oluyor?..
Yeterli denetim yok da ondan...
Devlet korkusu kalmamış da ondan...
Sahipsiz bir ülke görümündeyiz...
Kimse gücenmesin...
Varlık içinde yokluk çekiyoruz...
Her evin kapısında veya garajında 2 tane araba var...
Ama bu araçları yollarda kontrol edecek polis yok...
Bu araçların emniyetle seyredeceği yollar yok...
Yollarda koruyucu bariyer yok...
Aydınlatma yok...
Yeterince ikaz işareti yok...
Ve basit sorunları olsun düzeltebilecek bir iktidar gücü oluşturamıyoruz...
Sahi bugün topu kim kapacak?..
Ali mi Veli mi?..
Bol toplu siyaset oyuncuklarımız olsun...
Rum malları üzerinde ganimet düzeni ile kurduğumuz KKTC’de daha iyisini nasıl bekleyebiliriz ki ! Bugüne kadar Satıp satıp yendiğimiz Rum malları ile KKTC’yi Cennet gibi bir Turizm ve Yatırım Ülkesi yapıp altımızdaki toprakları Türkleştirebilirdik ! Bugün dökülen Ülkemizde çökmüş yollar , talan edip kirlettiğimiz Çevremiz , Lağım suları akan yollarımız ve Denizlerimiz , bakımsızlıktan eriyip yok olan Tarihi Eserlerimiz ile yok ettiğimiz ormanlarımız ve yeşilimizin suçlusu kim acaba ! Hangi Ülkede yeşil Altın dediğimiz asırlık zeytin ağaçları kesilip şöminelerde yakılır ki ! Elimize verilen tüm imkanları değerlendiremeyip elimizin tersi ile geri çevirdik , güzelim Ülkemizi batırdık yoksullaşıp fakirleştik !
Bu saatten sonra ise Ülkemizde akın gelen Londralı ve Avrupalıyı değil de akın akın gelen Afrikalıları göreceğiz, Kıbrıslı Türkler mi !
Kendim Ettim Kendim Buldum deyip başımızı dizimizi dövemeye devam edeceğiz !!