Yurt dışında yaşayan yakınlarımız; dil alışkanlığından olsa gerek arada bir “Memleket nasıl gidiyor?” diye soruyorlar...
Televizyonları uydudan izlemiyor musunuz?..
Gazetelerin yazdıklarını internet sayfasından okumuyor musunuz?..
Öyleyse nasıl gittiğini biliyorsunuzdur...
Hani bilmediklerimiz de olabilir...
Yazılmayanlar, söylenmeyenler...
Gizli tutulanlar...
Elbette, yazılmayan da çok, söylenmeyen de...
Kanıt olmayınca yazamıyoruz...
Belgesiz hiçbir iddiayı gündeme getiremiyoruz...
Dedikoduya dayalı haber zaten yapmıyoruz...
Peki gözle görünen ama üzerinde pek durulmayan hiçbir şey yok mu?..
İşte burada bir nokta koyalım...
Elbette gözle görünen çok şey vardır...
En önemlisi de Kıbrıs konusunda hiçbir hazırlığın olmamasıdır...
Beklenmedik bir anda çözüm kapıya dayanırsa ne olacak?..
İlk gün, ilk saatten itibaren ne tür gelişmeler yaşanacak?..
Kıbrıslı Türk esnaf, ithalatçı, turizmci ne tür sorunlarla karşılaşacak?..
Mülklerle ilgili adımlar atıldığında, ipotekli mallar ne olacak?..
Elindeki mülkü kaybeden adamın banka borçlarını kim ödeyecek?..
Kredilerin dönüşü olmayınca bankalar ve mudiler ne tür sorunlarla karşılaşacak?..
Geçimini daha çok Türk öğrencilerden, Türk turistlerden, hatta Türk askerinin harcamalarından sağlayan yüzlerce dükkan, cafe, restoran sahipleri ne iş yapacak?..
Sigorta emeklilerine ödenen maaşlarının yüzde 55’ini karşılayan çalışma izinlilerin sayısı azaldığında veya belirli bir zaman dilimi içinde tümü gittiğinde aradaki farkı kim verecek?..
Sigorta primleri bir anda dibe vurduğunda sağlık sorunları nasıl çözülecek?..
Kaldı ki sigorta kurumu şimdiden çok ciddi bir krizle karşı karşıya…
Ay sonunda emekli maaşlarının nasıl ödeneceğini kimse bilemiyor…
Bankalardan borçlanmaktan başka bir çare kalmadığı anda bu kurumun geleceği herkesi endişelendiriyor…
Ne tür planlarımız var?
Bir de ‘çözümsüzlüğün devamı halinde’ KKTC’nin yapacakları son derece önemlidir…
Ekonomi, sağlık, eğitim ve dış ilişkilerde ne tür projeler hayata geçirilecek?..
Çözümsüzlüğün devamı durumunda KKTC’nin ekonomik ve siyasal anlamda planları nedir?..
Dünya çapında nasıl bir propaganda kampanyası başlatılacak?..
Hangi ülkelere öncelik verilecek?..
Yayınların içeriği ne olacak?..
Ne kadarlık bir bütçeye ihtiyaç duyulacak?..
Kampanyayı hangi profesyonel ekip yürütecek?..
İşte tüm bu konularda Ankara ile yapılan görüşmeler büyük önem taşıyor…
Sayın Sucuoğlu’nun dünkü ziyaretinde ele alınan konuların oldukça önemli olduğuna kuşku yoktur…
Fakat daha kapsamlı bir değerlendirmenin, 23 Ocak seçimlerinden sonra gerekli olacağını düşünüyoruz…
Her konuda Türkiye’nin ciddi desteğine ihtiyacımız vardır…
Bugünkü Yazınıza Tam not Sayın Akar KKTC nin sizin gibi ileriyi görebilen ileri görüşlü ve de Uluslararası tecrübe sahibi kişilere çok ihtiyacı vardır ! Günübirlik kararlarla ve ancak maaş ödeyebilmek için sadece ay sonuna odaklanan Yöneticilerimiz Ülkemizi batma noktasına getirmişlerdir, Anavatan Türkiye’nin desteği olmadan Desteksiz KKTC nin yürümeyi değil ayakta durabilmesi bile mümkün değildir! Bu gerçekler ile Dünyadan yalnızlaşıp yoksullaşan Ülkemiz insanlarının bu kötü siyaset neticesi gelecek günlerde ödemek zorunda kalacağı ağır bedeli ise kimse düşünmek istemiyor !
Kırk yıl önce ilan ettiğimiz KKTC nin bugün geldiği nokta içler acısıdır ! Kısır döngü içinde bulunduğumuz kötü Siyasetimizi bir an önce değiştiremez isek bizleri daha da zor günler bekleyecektir !
Zararın Nereresinden Dönülse Kardır diye bir Atasözümüz vardır !