İnsanların doğruyu bulabilmesi için, mutlaka kötü şeyler yaşaması mı gerekiyor?..
Bizim ülkede maalesef öyle...
Hatta kötüyü değil, kötünün kötüsünü yaşadıktan sonra pişmanlık duyarlar...
Sonra dönüp arkasına bakar ve ‘keşkeleri’ sıralar...
Ama hiçbir şeyi geriye getiremezler...
Kaybedileni geri almak kolay değildir...
Kıbrıs Türkü; yanlış siyaset yüzünden çok şey kaybetti...
Ülke zenginlikleri yitirildiği gibi, insanların ‘özgürlük sevinci’ ekonomik zaferle taçlandırılmadı...
Kıbrıs; bir zamanlar herkesi kıskandıracak kadar güzel, temiz ve yaşanabilir bir ülkeydi...
Havasının mükemmel olması nedeniyle burada yetişen sebzelerin ve hayvan etlerinin lezzeti bir başkaydı...
Yine kötü siyaset yüzünden bu tür özelliklerimizi de yitirdik...
Bundan sonrası için bir şeyler yapılabilir mi?..
Elbette yapılabilir...
Bunun için de cesarete ve kararlılığa ihtiyaç vardır...
Seçim zamanında “en iyisini ben yaparım” demek, seçim sonrasında ise ‘adam gücendirmemek’ için, her türlü tahribata ve yasa dışılığa izin vermek doğru değildir...
Artık bu tür siyasete hiçbirimizin tahammülü kalmadı...
Yapılacak çok şey var
Ülkemizde eni bir seçim süreci var…
Hayırlısıyla 25 Aralık seçimlerini tamamlayalım ve sonrasında işe koyulalım…
Toplamda 28 olan belediye sayısının 18’e düşürülmesi sonrasında ilk seçimi yapacağız…
Aday olanların bu süreçte gerek vaatler, gerekse diğer tüm konularda ölçülü davranması son derece önemlidir…
Hele öfke içinde şiddet mesajları vermek doğru değildir…
Sandıklardan çıkan sonuç ne olursa olsun herkesin herkese saygı duyması gerekiyor…
Kazananlar ise, bu küçük ülkenin yerel hizmetlerinde yeni bir sayfa açmalı, özellikle çöp, çevre, yol, kaldırım, park, arıtma ve kanalizasyon sorunlarının çözümü yönünde atağa geçmeli ve halkı umutlandırmalıdır…
Diğer önemli beklentilere gelince…
İnşaat başlatan ve tamamlayan, ya da yarıda bırakan insanların, yola kadar dökülen atıkları aylarca, hatta yıllarca ortada bırakmalarına göz yumulmamalıdır...
Çünkü rüzgar estiği zamanlarda hepimiz toz toprak soluyor ve hastalık tehlikesi yaşıyoruz...
Aynı şekilde kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesine kesinlikle izin verilmemelidir...
Onlarca zabıta memuru istihdam edildiğine göre; il ve ilçelerimizin her bir yanı gündüz ve gece devriyeleri ile kontrol altına alınabilir...
Parkları ve trafik adacıklarını yeşillendirmek için de uzun süreye gerek yoktur...
İstenmesi halinde ilk 100 gün içinde kentlerin makyajı tamamlanabilir...
Geçmişte yaşananlardan dolayı hepimiz üzgünüz...
Ancak; gelecek için umutlanmaktan başka bir çaremiz de yoktur...
İçine düştüğümüz düzen içinde 39 yılda yapamadığımızı gelecek 39 yıl daha bile yapabilmemiz mümkün değildir kendimizi ve onu bunu kaldırmayı bir tarafa bırakıp gerçeklerle yüzleşmeliyiz Ya geri KTFD,tine dönüş yapıp Refah düzeyimizi yakalayıp Dünyaya ile buluşacağız ve Ya da şimdiki şekilde KKTC düzeni ile devam edip kaynak diye yalvarıp ağlayıp ve sızlamaya devam edeceğiz. !