banner564

Ömrünü tamamladı

Öcalan, PKK’ye silah bırakma ve örgütün feshedilmesi çağrısı yaptı

Ömrünü tamamladı
banner598

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı heyetiyle görüşmesinden sonraki örgüte yönelik çağrısı dün KKTC saatiyle 16.00’da Ahmet Türk tarafından Kürtçe, Pervin Buldan tarafından Türkçe okundu. Öcalan, "Bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum" dedi ve terör örgütü PKK'ya kendini feshetme çağrısı yaptı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'la ilgili yaptığı açıklamanın ardından başlayan süreçte sona gelindi. Öcalan’ın çağrısı sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde geniş yankı uyandırdı.

İmralı Adası’nda tutuklu bulunan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, PKK’ya silah bırakma ve kendini lağvetme çağrısı yaptı.

Öcalan’ın mesajı DEM Parti İmralı heyeti tarafından okundu.

Terör örgütü lideri Öcalan’ın mesajında, “Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990'larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK'nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.” ifadeleri yer aldı.

Terör örgütü PKK’ya kongreyi toplayıp, kendini feshetme çağrısı yapan Öcalan, “Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.” dedi.

“PKK’nın feshi gerekli”

Öcalan’ın mektubunun tam metni şöyle:

"Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.

Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990'larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK'nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.

Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.

“Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmaz”

Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir. Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır.

Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK'nın; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır. Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.

Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her esimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.

“Tarihi sorumluluğu üstleniyorum”

Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir. Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.

Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.

“Kongreyi toplayın, karar alın”

Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim."

Öcalan fotoğrafı paylaşıldı

Açıklama öncesinde, görüşmede çekilen fotoğraflar paylaşıldı. Fotoğrafta terör örgütü lideri Abdullah Öcalan da yer aldı.

Öcalan’ın arkasında, İmralı Adası’nda tutuklu bulunan diğer mahkumların da yer aldığı görüldü.

Heyette 7 kişi vardı

DEM Parti’nin bugün gerçekleşen son İmralı ziyaretinde 7 isim yer aldı.

Daha önce İmralı’ya 2 kez giden Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’ın yanı sıra, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Oruç, İstanbul Milletvekli Cengiz Çiçek, Ahmet Türk ve Avukat Faik Özgür Erol da bugün yapılan son görüşmeye görüşmeye katıldı.

Açıklama İstanbul’da yapıldı

İmralı’daki görüşmeyi tamamlayan heyet daha sonra İstanbul’a geçti.

Taksim’de bir otelde yapılan açıklamaya basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Açıklama öncesinde otel önünde toplananlar oldu.

Çağrı Bahçeli’den gelmişti…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024'te "Teröristbaşının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın." açıklamasında bulunmuştu.

Bahçeli, bu açıklamasından kısa bir süre sonra DEM Parti heyetine İmralı'ya gitmesi için izin verilmesi çağrısı yapmıştı.

Süreç nasıl ilerledi

26 Kasım 2024'te DEM Parti, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’la İmralı’da görüşme yapabilmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu.

9 Aralık 2024'te Bahçeli, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın yeni bir başlangıç çağrısında bulunan konuşmasının ardından Bakırhan'ı alkışladı.

Bakırhan konuşmasında, "2025 yılında, Cumhuriyetin 103. yılında yeni bir başlangıç yapabiliriz. Bu Meclis, Demokratik Cumhuriyetin kuruculuğunu üstlenme şansına sahiptir. 85 milyonun kendisini ait hissedeceği bir ülkeyi var etme onuru bu Meclis’e ait olsun" ifadelerini kullandı.

27 Aralık 2024'te Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti'nin görüşme talebine olumlu yanıt verildiğini açıkladı.

DEM Parti heyetinin PKK elebaşı Öcalan ile ilk görüşmesi 28 Aralık Cumartesi, ikinci görüşmesi ise 22 Ocak Çarşamba günü gerçekleşti.

Bu süreçte heyet, siyasi partilere de peş peşe ziyaretler gerçekleştirdi.

Heyet,16 Şubat Pazar günü Erbil’de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ve Irak'taki Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesut Barzani ile görüştü. .

17 Şubat Pazartesi günü ise Süleymaniye’de Bafil Talabani ve Kubat Talabani ile bir araya geldi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner608

banner474