banner564

Santral kimin malıdır?..

   Elektrik konusunda ne istediğini bilmez durumdayız…

   Hemen her yıl iktidardaki parti ile çalışanların sendikası arasında ciddi tartışmalar yaşanıyor…

   Muhalefette olan da sendikanın yanında yer alıyor…

   Sendikanın dünkü eyleminde ‘klişe haline gelmiş bir şekilde’ kurumun kurtuluşu için yine iki başlık ortaya kondu:

   Özerk bir yapı…

   İyi bir yönetim…

   Özerk yapıdan başlayalım…

   Kurumu çalışanlar mı yönetecek?..

   Yoksa daha önceki hikayeler gibi ‘devlet-özel işbirliği’ mi öngörülüyor…

   Kurumu çalışanların yönetmesi halinde, her arıza durumunda veya yakıt eksikliğinde Ankara’nın muhatabı çalışanlar mı olacak?..

   Stratejik bir kurum olduğunu söylerken, bunu tamamen devletin dışında mı bırakacağız?..

   Eğer yarı özel olması isteniyorsa, 690 kişilik bir kadro ve aylık 150 milyon maaşla bu kuruma hangi akılsız şirket ortak olacak?..

   Varsa ilgilenen biri açıklanmalıdır…

   Gelelim ‘iyi yönetim’ meselesine…

   Kuzey Kıbrıs’ta hemen her yıl hükümet değişikliği yaşanıyor…

   Hükümetler değişince üst kademe yönetimi de değişiyor…

   UBP’nin iktidarında Kıb-Tek’in yönetimine parti çizgisinde olanlar atanıyor…

   CTP iktidarında ise o partinin seçtikleri atanıyor…

   ‘Partili olma’ kuralının egemen olduğu bu ülkede, elektrik gibi önemli bir kuruma ‘iyi yönetici’ bulmak kolay mı?..

   Ayrıca Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerine sembolik maaşlar verildiği söyleniyor…

   İyi bir yönetici ‘sembolik maaşla’ iş yapar mı?..

   Yapanlar olmadı mı?..

  Elbette oldu…

   Ama ‘yolsuzluk, suiistimal, yasa dışı ihale’ gibi çok sayıda iddia gündemden düşmedi…

Halkın malı ne demek?..

   İkide bir tekrarlanan slogana gelelim:

   “Kıb-tek halkın malıdır…”

   Ne zamandan beri?..

   Kıb-Tek’in kuruluşuna bakınız…

   Dönemin Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı, emekli general Abdullah Tenekeci bizzat ihale süreciyle de ilgilenerek ayaya 2 jeneratör gönderdikten sonra Kıb-Tek elektrik üretmeye başladı…

   Ondan öncesi, Rumlardan bedavaya alınan elektriği Türklere parayla satma görevi vardı…

   İlerleyen yıllarda, Kıb-Tek’in ihtiyaç duyduğu jeneratörlerin önemli bir kısmını yine Türkiye gönderdi…

   Ama Türkiye hiçbir zaman “Kıb-Tek bizim malımızdır” demedi…

   Kıb-Tek, Kuzey Kıbrıs’ın bir kurumudur…

   Siyasetin egemen olduğu bu kurumu başarıyla yönetmek mümkün değildir…

   Sonu KTHY gibi mi olur?..

   Onu zaman gösterecek…

   Ancak bu şekilde devam edemeyeceği kesin…

   Her iktidar değişiminde Kıb-Tek’in yönetimi de değişecek ve iş bilir, bilmez ‘partililer’ burayı kurtaracak ha…

   Hayal aleminde yüzmeye devam…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Nuri
Hasan Nuri - 8 ay Önce

Elektriksiz ve Susuz KKTCde Teknecik Tekliyor Göletlerimiz Su Tutmuyor , Ekonomimiz can çekişiyor Pahalılık aldı Başını gidiyor Sterlin 50 TL’ye Merdiven dayıyor ve KKTC Dünyadan kopuyor ! Yok mu içimizde KKTC’yi Kurtarabilecek bir Babayiğit !!!

Hasan Nuri
Hasan Nuri - 8 ay Önce

Ben Yaparım olur KKTC’sinde Turizm ‘ Üretim ‘ Eğitim ve İnşaat Sektörlerimizde ÇEMBER GİTTİKÇE DARALIYOR ! Elektriksizlik ve Susuzluğun Kapımıza geldiğini ise Bizden gayrı Mısırdaki Sağır Sultan bile duymuştur , Teknecik Tekliyor Göletlerimiz Su Tutmuyor yerle bir ettiğimiz KKTC Ekonomisi Güney Kıbrıs’a Kayıyor,
Rum Mülklerini Koçanlayip Satmakla ve Turkiyenin Gönderdiği yardımlarla Günü kurtarmak için Çalışmayan yüce meclisimiz ile Sonuza dek KKTC ole kaç yıl daha gidilebilinecektir acaba bilen var mı ? TMK çalıştıramayıp bizim olmayan Rum Mülklerini Koçanlayip Satmakla yukardan aşağıya ne Suç işlediğimizi kabullenenimiz mi var ! Bu Çağda Kimin Malını Kime Satıyoruz ? Yaşam Kalitemizin her geçen gün düştüğü Fakirleşen KKTC de Gençlerimize ne gibi bir Gelecek verebiliriz ki ! Her Köşesi Betonlaşmış Kirlenmiş Talan ettiğimiz Tüm Temel Sektörleni batırdığımız KKTC için Seçenlerimiz ve Seçilenlerimiz ile ne mi yapılabilir ?
TOO LİTTLE TOO LATE !!

Öz
Öz - 8 ay Önce

Gerçekten sorun bir işletmenin devletin mi? Yoksa özel sektörün mü? Olmasından mı kaynaklanıyor? Yoksa çürümüş devlet yönetiminin, devlete aşt kurumları arpalık olarak görmesinden mi? Diyelim ki devlete ait bir kurum, buradaki örnekten yola çıkarak olduğu şekli ile özele devredildi. Sonra ne olacak? Maliyet hesabı çıkarılacak, tüm işçilerin yıllarca kazanmış oldukları kıdem hakları gasp edilerek sokağa atılacak, yerine daha ağır şartlarda, daha az ve sadece asgari ücretle çalışan işçiler alınacak.Başka devletin ödemediği borçlar, gerekirse haciz uygulanarak tahsil edilecek. Devlet zorlanarak vergi ödenmeyecek veya çok az ödenecek. Tabii üretilen enerjiye büyük zam yapılacak. Böylece kar oluşması sağlanacak ve bu karla devlete olan satın alma borcu ödenecek. Sonra sermaye piyasasına çıkılıp, yüzde otuz oranında halka açılacak. Bunlar neden devlete aşt kurumlarda olmuyor? Bağımsız denetleme kurumları olmadığından değil mi? Devlet kötü yönetilirse, özelleştirme iyidir mantığı, neden her şeyin başı devlet yönetiminin düzeltimesi olarak algılanmaz. Demokrasi, hukuk, açıklık şeffaflık, hesap verebilirlik mesela. Bir elektrik kurumu özelleştirilse, devlet aynı devletse ne düzelebilir ki? Bizim sorunumuz Kıb-Tek değil. Bizim sorunumuz YÖNETİM sorunudur. Onun da düzelmesi, yapısı itibarı ile mümkün değildir.Yasal yönetim, uluslararası tanınırlık olmazsa olmaz.

banner471

banner473