Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ‘yabancı askerlerden arınmış, garantiler sonlandırılmış, federal bir çözüm’ istiyor…
Türk tarafı ‘eşit egemen 2 devlet’ şartını ileri sürüyor ve bu kabul edilmedikçe masaya oturulmayacağını söylüyor…
Böylesi iki zıt fikrin kısa bir sürede ‘uzlaşıya’ dönüşmesi pek mümkün değildir…
Ne var ki; her iki liderlik de kendi şartlarında ısrar ederken, halkın taleplerine karşılık vermeleri gerekiyor…
Mesela kapıların çoğaltılması…
Her gün 3 bin dolayında Kıbrıslı Türk çalışmak için güneye geçiyor…
Eylül ayında okulların açılmasıyla birlikte yüzlerce öğrenci de aileleriyle birlikte güneye geçmeye başlayacak…
Ayrıca her gün yüzlerce kişi Larnaka veya Baf havaalanı üzerinden seyahat ediyor…
Kuzeyden, güneye geçişlerin yoğunluğunu bu şekilde özetledikten sonra güneyden kuzeye geçişlere bakalım…
Her gün yüzlerce Kıbrıslı Rum akaryakıt almak için kuzeye geçiyor…
Kuzeydeki köylerde yaşayan Maronit ve Rumlar da sık sık geçiş yapıyor…
Öyleyse; geçiş kapıları her iki toplum için de hayati önem taşıyor…
Ancak; iki toplum lideri bu önemli noktayı görmezden geliyor…
Daha doğrusu, bunu da şarta bağlayıp, kilitlemeyi tercih ediyor…
Halbuki; yapılması gereken kapı sayısının artırılması ve karşılıklı geçişlerin rahatlatılmasıdır…
Özellikle Metehan kapısından geçmek, çoğu zaman bir saati aştığı için vatandaşların ciddi sıkıntılar yaşadığını görmezden gelemeyiz…
Kapılarda yaşanan izdiham yüzünden geçiş yapmaktan vazgeçen yüzlerce insan vardır…
Ve bu durum iki tarafın ekonomisi açısından da ciddi bir kayıp oluşturuyor…
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in ve AB yetkililerinin bu aşamada yapması gereken; liderlere ‘kapı buluşması’ ayarlamak ve bu konuda uzlaşıya varmalarına yardımcı olmaktır…
Daha çok kapı, daha çok geçiş, daha çok temas, daha çok işbirliği; çözümü daha kolay hale getirir…
Gerçekler böyle iken, kapı sayısını artırmaktan kaçmak, tamamen çözümsüzlüğe oynamaktır…
Ve bu durum iki toplumun geleceği açısından umut verici değildir…
Avrupa Birliği, yeni kapıların açılması için gerekli finansmanı sağlayacağını açıklamak suretiyle liderleri cesaretlendirmelidir…
Kıbrıs’ta her iki toplumun da ihtiyacı gerilim değil, güveni artırıcı gelişmelerdir…
Yıllardır Elimize verilen TMK çalıştıramamanın ağır bedeli kapımıza gelmiştir , Tüm Sektörlerimiz gibi Şişirdiğimiz İnşaat Sektörünün da elimizde patlamasına amak kalan bu günlerde Rum Mülklerine verdiğimiz KKTC koçanlarının arkasında dururuz diyen yöneticilerimiz Kime Hitap ediyor acaba ?
GOOOD MOOORNİNG TRNC !!