banner564

Kıbrıs sorunu, Türk ve Yunan dostluğu

  Kıbrıs’ın kuzeyinde yarın yapılacak olan seçimlerden sonra Kıbrıs sorununun çözümü konusunda bazı gelişmelerin yaşanmasından söz ediliyor…
   En azından ‘güven yaratıcı önlemlerin’ artırılması hedefleniyor…
   Bizler buna hazırız…
  Kapsamlı bir çözüm için Kıbrıs Türk tarafının, başından beri üzerinde durduğu iki önemli nokta vardır...
  Birincisi güvenlik, ikincisi de siyasi eşitlik...
  Siyasi eşitlik ve güvenlik garantisi zaten 1960 anlaşmalarında da vardı...
  Bazıları siyasi eşitliği ‘sayısal eşitlikle’ karıştırabilir...
  Ne var ki; bizim isteğimiz ‘siyasi eşitlikten’ başka bir şey değildir...
  Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğu zaman Cumhurbaşkanı Rum, yardımcısı Türk’tü...
  Fakat yardımcının veto hakkı vardır...
  Bu hakkı hiçbir zaman kötü amaçlı kullanmadık...
  Bakanlar kurulunda 7 Rum’a karşılık 3 Türk’ün bulunması kimseyi rahatsız etmemelidir...
  Güvenlik ise, özellikle Rum toplumu içinde artan ırkçı örgütlenmeler karşısında Kıbrıslı Türkler açısından vazgeçilmez bir taleptir...
  Ve güvenliğimizi Türkiye’den başkasına emanet edemeyeceğimiz de herkes tarafından bilinmektedir...
  Rumların da Yunanistan’ın garantörlüğüne güvenmesine saygı duyuyoruz...
  Öyleyse bu iki talebimiz istismar edilmemeli ve reddedilmemelidir...

Çözüm istiyorlarsa fırsat vardır 

  Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını amaçlayan müzakerelerin neden sonuç vermediğini artık AB ve BM de daha iyi anlıyordur...
  Rumların özellikle 1974-2004 yıllarında en güçlü propaganda malzemeleri merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’tı...
  Birleşmiş Milletler’de, Avrupa toplantılarında, her yerde “Denktaş’la olmaz” tezini öne çıkarıyorlardı...
  Nihayet; AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte Denktaş dönemi sona erdi...
  Rumların karşısına, AKEL ile ‘Yoldaş’ olduğunu söyleyen CTP’nin lideri Mehmet Ali Talat çıkarıldı...
  Kıbrıs tarihinde ilk defa Rum devletinin başına da Komünist lider olan Hristofyas geldi...
  Fakat bu iki yoldaş çözümü başaramadı...
  Hristofyas; 2004 referandumuna saatler kala Annan Planı’na “hayır” kampanyası başlattı...
  Ve kapsamlı çözüm şansı bertaraf edildi...
  Daha sonra Eroğlu geldi, yine çözüme gidilemedi...
  Anastasiadis; Kıbrıslı Türklerin haklarını da savunduğu iddiasıyla çözüm yanlısı politikasını bir anda ağır şartlara dayandırarak, Eroğlu ile uzlaşıya varamadı...
  Türkiye pes etmedi...
  ‘Son şans’ olarak Anastasiadis’in karşısına kendisi gibi Limasollu olan Mustafa Akıncı’nın çıkmasına destek verdi...
  Limasollu iki liderin ilk buluşmaları heyecan vericiydi...
  Karşılıklı zivaniyalar içildi, ortak mesajlar verildi ve mümkün olan en kısa sürede çözüme gidileceği belirtildi...
  Kıbrıs’ın özellikle kuzeyinde, saf insanlar bir kez daha umutlandırıldı...
  Türk tarafı mülkiyette ve yönetimde karşı taraftan en ufak bir güvence almadan garantileri müzakere etmeyi kabul etti...
  Son ana kadar “Belki doğru yolu bulurlar” düşüncesiyle masadan çekilmedi...
  Crans Montana son duraktı...
  Bunu gerek Sayın Akıncı, gerekse Sayın Çavuşoğlu defalarca açıkladı...
  Rum-Yunan tarafı; uyarıları ciddiye almadan Crans Montana Konferansı’nı başarısızlığa sürükledi...

Bundan sonra ne olacak?

  Yeni süreçte iki liderin ortak bir zeminde anlaşması halinde 5’li konferansın toplanması mümkündür...
  Yunanistan’ın şimdiki Başbakanı Mitsotakis “Kıbrıs sorunu çözülürse Türkiye ve Yunanistan iyi dost olurlar ve silahlanmaya harcanan paraları ekonomiye harcarlar” demişti...
  İşte o fırsat önümüzde duruyor...
  İki tarafın uzlaşması halinde bundan kazançlı çıkacak olan sadece Kıbrıslılar değil, aynı zamanda Anavatanlar’dır...
  Ama Rum lideri hala bizleri Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama olacak azınlık olarak görüyor ve Türkiye’yi dışlama siyasetini sürdürüyorsa, o zaman önümüzde tek seçenek kalacak...
  Tarafların ‘saldırmazlık anlaşması’ yaparak iki iyi komşu olması gibi... 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Nuri
Hasan Nuri - 3 yıl Önce

Genel olarak Emekli olan insanların yaşam kalitesi hangi Ülkenin vatandaşı olduğunuza bağlıdır !!

Turkish power
Turkish power - 3 yıl Önce

Karı katili Charles pedofil prens Andrew annesinin ölümündenkraliyet ailesini sorumlu tutan çocukluk travmali harrynin ülkesinin vatandaşı olup sohoda pazarlamacilik veya bodygardlik yapiniz

Hasan Nuri
Hasan Nuri - 3 yıl Önce

Sayın Turkish Power Bey , İngiltere’deki Kraliçe ailesini yakından takip edip ilgileniyorsunuz ve de bu konuda İngilizlerden daha da bilgilisiniz !
Yoksa siz de bir Kraliçe hayranı kişimisiniz acaba !!

Turkish power
Turkish power - 3 yıl Önce

Sayın hasan bey kadının menopoz osteoporoz dan yürüyecek halı kalmamış ne hayranligi

Hasan Nuri
Hasan Nuri - 3 yıl Önce

Sayın Turkish Power Bey devamlı sitem ettiğiniz İngiltere ve Kraliçe ailesi sizi rahatsız ediyor ise neden İngilizce isminizi Türkçeye çevirtmiyorsunuz acaba !!

banner471

banner474