Yeni Zelanda dünyanın en güzel ülkelerinden biridir...
Özellikle et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri çok ünlüdür...
Çevre temizliğiyle ünlü olan bu ülkede yaşamak bizlerin de hayalidir...
Yaklaşık 5 milyon nüfuslu bu ülkede fert başına düşen milli gelir 42 bin dolar seviyesindedir...
Yani KKTC’de yaşayan insanlara göre; 4 katı zenginlik vardır...
Uzun yıllar herhangi bir güvenlik endişesinin yaşanmadığı bu ülkede 3 yıl kadar önce gerçekleşen cami saldırısında 50 kişinin hayatını kaybetmişti...
Yaşanan acı olay sonrasında Yni Zelanda Başbakanı’nın izlediği politik ise tüm ülke liderleri açısından örnek teşkil edicidir...
Cami baskını öncesinde binlerce kişiye silah ruhsatı veren bu ülkenin Başbakanı, yaşanan acı olay sonrasında çok hızlı bir şekilde yasal değişikliğe giderek tüm silahları toplama başarısı gösterdi...
İki haftadan kısa bir sürede yasal değişiklikleri yapmak ve silahları toplamak müthiş bir başarıdır...
Bir de bize bakınız
KKTC gibi küçük bir ülkede bırakın silahların toplanmasını, orman yangınları sonrasında canlı hayvan kalmadığı halde av yasağı getiremedik…
Ölümlü trafik suçlarına verilen cezaları yıllardır değiştiremedik...
Aramızda dağlar kadar fark vardır...
Bizdeki siyaset ve devlet yönetme anlayı malesef bu tür ülkelerle kıyaslanacak düzeyde değildir...
Bizdeki siyaset; geçerliliğini yitirmiş, çürümüş ve etkisiz durumdadır...
Bizdeki siyaset ‘çare üretemez’ haldedir...
Bizdeki siyaset anlayışıyla bu ülkenin bırakın ileri gitmsini, bir süre sonra yaanmaz hale gelmesi kaçınılmazdır...
Görünen köy kılavuz istemez derler...
KKTC’de binlerce kişide ruhsatlı ve ruhsatsız silah vardır...
KKTC’de binlerce kişinin cebinde veya aracında bıçak veya kesici alet de vardır...
Gece kulüplerinde, barlarda, hatta sokak ortasında meydana gelen kavga olaylarında mutlaka bıçaklı saldırıların yaşandığı bilindiği halde, bunlaın önüne geçecek yasal düzenlemeler yoktur...
Bu tür olaylar hiç kimsenin umrunda değildir...
Ancak bir aile yakını veya partilisine yönelik kanlı saldırı olması halinde iki kelime söyleyebilen bu siyaset anlayışıyla ne KKTC ileriye gidebilir, ne de Kıbrıs Türk halkı güvenlik içinde yalayabilir...
KKTC’nin siyaseti iflas etmiş drumdadır...
En keskin virajlarda aşırı süratle seyreden iş aracının şoförü korkusuzdur...
Kırmızı ışınta durmayanlar, seyir hainde cep telefonunda konuşanlar da öyle...
Bu insanlarda devlet korkusu yoktur...
Trafikte devlet korkusunu veren polistir...
Ama polis bu korkuyu veremiyor...
Personel saısı ve teknolojik imkanları yetersizdir...
Mahkemelerde devlet korkusunu veren yargıçlardır...
Ama onların elini, kolunu bağlayan yasalar vardır...
İşte o yüzden ne şoförde, ne uyuşturucu tacirinde, ne bıçak sallayan veya silah çeken adamda, ne rüşvet alanda, ne soyguncuda devlet korkusu yoktur...
Devlet korkusunun olmadığı yerlerde huzur ve güven arayışı boşunadır...
Milletvekilleri da yol kesicilerden, şiddet yanlılarından şikayet edecek duruma geldiyse; söyleyecek daha fazla söz yoktur…
Acı gerçekleri bugün masaya yatırmaz ve önlem almazsak...
Yarınlar çok daha fazla acı verici olacak...
KKTC ile bindik bir Alamete hızla Gidiyoruz Kıyamete güzelim Ülkemizde her şeyi Yok ettik dökülen KKTCde Fakirleşip yoksullaştık yakıp yıkıp mahvettiğimiz doğa ve doğa hayvanlarımız gibi gelecek göremeyen Gençlerimizi de kaybediyoruz Seçimler Zaferler ve Karanlıklar Ülkesi FOR ever TRNC’de !