banner564

Birileri sorgulamalı

  Kıbrıs tarihini bilmeden konuşanların, hatta tahrik edici yayınların artmakta olduğunu üzülerek izliyoruz…

   Kıbrıs Türk halkı uzun yıllar özgürlük mücadelesi verdi...

   EOKA’nın kanlı saldırıları nedeniyle 1963’ten, 1974’e kadar büyük acılar yaşadı...

   Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te askeri müdahalesi sonrasında ise bu acılar sona erdi...

   Harekat öncesinde ‘Cemaat Meclisi’ ile yönetilirken, bugün tanınmamış olsa bile bir devletin sahibiyiz...

   Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, 10 tane bakanımız, 50 tane milletvekilimiz, Yüksek Mahkeme Başkanımız, Sayıştay Başkanımız, Ombudsman’ımız, Polis Genel Müdürümüz, Başsavcımız, 28 tane belediye başkanımız, kaymakamlarımız, onlarca müdür ve müsteşarımız, 200’e yakın ‘müşavirimiz’, 15 bin civarında kamu görevlimiz vardır...

   Tanınmamış bir devlet olmamıza karşın, Türkiye’nin yardımlarıyla ayakta durabiliyor, güvenlik içinde yaşayabiliyoruz...

   Tanınmış bir devlet olan, AB üyesi Güney Kıbrıs’taki hükümetlerden daha lüks bir yönetim anlayışımız var...

   Örnek mi istersiniz?..

   KKTC’de 5 bin adet Resmi Hizmet Aracı vardır...

   Güneyde polis ve itfaiye dışında Resmi Hizmet Aracı kullanan resmi kurum yoktur...

   KKTC’de; hiç çalışmadan, bağlı bulunduğu bakanlığa veya daireye hiç uğramadan ayda yaklaşık 20 bin TL dolayında maaş alan 200 dolayında müşavir vardır...

   Güneyde benzeri bir uygulama yoktur...

   Güneyin en büyük belediyesinde 250 kişi çalışırken, Lefkoşa Türk Belediyesi’nde 600 civarında personel vardır...

   Güneydeki devlet televizyonunda çalışanların sayısı 200’ün altında, kuzeyde 500’ün üzerindedir...

   Güneyde 4, kuzeyde 8 özel TV vardır...

   Güneyde günlük gazete sayısı 4 iken; kuzeyde çoğu internet üzerinden yayın yapan gazeteşerin sayısı 20’den fazladır...

Fark nerede?

   Örnekleri daha da çoğaltabiliriz...

   Rumlar;10 yıl kadar önce ekonomik açıdan ağır bir darbe yedi...

   Bankaları, dev firmaları, binlerce esnafı iflas etti...

   Vatandaşların banka mevduatlarının yarısı buharlaştı...

   Bir yandan ağır ekonomik kriz yaşanırken, diğer yandan cephanelik patlaması nedeniyle elektrik santralleri kullanılamaz hale geldi...

   Aylarca karanlıkta kaldılar...

   Fakat; ciddi bir çalışma ve dış yatırımlar sayesinde sıkıntıların büyük bir kısmını kısa süre içinde aşabildiler...

   Son zamanlarda silahlanmaya da ağırlık verdiler…

   Kıbrıs sorununun çözümü için müzakerelerin yeniden başlamasını isterken, silahlanma harcamalarını 579 milyon Euro’ya çıkardılar…

   Burada ciddi bir çelişki vardır…

   Biriler bu çelişkiyi sorgulamalı…

   İnşallah, maşallah…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Nuri
Hasan Nuri - 1 gün Önce

Ciddi bir Gelecek Endişesi olan bir Ülkenin Geçmişinin ne önemi olabilir ki ? Mevcut KKTC düzeni ve Siyaseti ile Hepyökün 41 yıldır Tanıtamadıgımız KKTC ile nereye varacağımızı gerçekten bilenimiz mi var mı acaba ? Yönetim ve Siyaset Beceriksizliğimizden Yönetemediğimiz KKTCde yitirdiğimiz Yatırımcıları Turistleri Üretim ve İhracatımızı Dünyadan kopardığımız Ülkemizde yarınlarda Çok arayacağımız kesindir ! Akdeniz’in İncisi Güzelim Ülkemizi bugün getirdiğimiz nokta içler acısı değil de nedir yani ! Pahalılıktan ve Çevre Kirliliğinden girilemeyen KKTCde KKTCyi terk etmek zorunda kalan Gençlerimize Geçmişimiz değil de Yönetemedigimiz KKTCde Gelecek verebilecekmiyiz acaba ? Gerçekçi olma zamanımız gelmiştir ‘ Erken Teşhis Hayat Kurtarır gerçeği ile Yüce meclisimizi yöneten Doktorlarımız Kronikleşmiş KKTCde Geleceğimizi Kurtarabilecekler mi acaba!

Tamer Karadeniz
Tamer Karadeniz - 1 gün Önce

Yok yav, nereden cikariyorsunuz bunlari. Rumlar turkler ila birlikte butun adayi gorumak icin silahlanir, EOKA ingilizlere direnip ozgurluk mucadelesi yapar idi, hepimiz gardasik, KKTCli Turk diye bir sey yok, Giprisli var diyen RUMSEVERLER in okumasi lazim bu yaziyi...

Öz
Öz - 23 saat Önce

Bu gün K/Türklerinin 1963 den beri istediği, Kıbrıs Meselesine “ Bir Hal Çaresi”nin bulunmasıdır. Bunun da bir an önce gerçekleşmesi şarttır. Yoksa 100-120 binlik bir toplum, Papadobulos’un sözü ile yalnız Rumlar içinde değil de kendi bölgesinde “Osmosise” uğrayacaktır.Nüfus bilinmiyor. K/Türklerin yaşantısı ve inancı açıkça hedef alınması bir gösterge olabilir. K/Türk toplumu için tek kurtuluş “Çözüm ve AB” katılımdır. Çözüm parametreleri de bellidir.Çözüm şarttır. Gerisi boştur.

banner608

banner473