Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in özel danışmanı bayan Lute son aylarda adaya 3 ayrı ziyaret gerçekleştirdi…
Her defasında KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum lideri Nikos Anastasiadis’le bir araya gelerek; 5’li konferans için tarafların görüşlerini saptadı…
Bayan Lute, ikişer kez Atina, Ankara ve Londra’ya da giderek garantör ülkelerin Dışişleri Bakanlarıyla bir araya geldi…
Yapılan tüm bu ziyaretlerde tarafların ‘ne istediği ve 5’li konferansta ne yapacağı’ gayet net bir şekilde anlaşıldı…
Genel Sekreter Guterres, bayan Lute tarafından sunulan raporları inceledikten sonra tarafları Cenevre’de toplama kararı aldı…
Birleşmiş Milletler gibi önemli bir örgütü yöneten kişi elbette kendi onurunu düşünmek zorundaydı…
Yani boşuna kürek çekemezdi…
Durup dururken, üç gününü Cenevre’de Kıbrıs için harcayamazdı…
Öyleyse bunu neden yaptı?..
Çok senaryo yazılır
İşte bu soruyla ilgili çeşitli senaryolar yazabilirsiniz…
Birincisi Kıbrıslı Rumlara sert bir mesaj göndermenin gerekli olduğunu düşünmüş olabilir…
Ayrıca Anastasiadis’e de ağır bir ders mesajı çıkarabiliriz…
Crans Montana’da Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’dan önemli tavizler koparıldığı halde, masayı terk eden Anastasiadis’in iyi bir ders alması gerekiyordu…
Özellikle mülkiyet konusunda ilk söz hakkının gerçek mal sahibine verilmesi gibi hayati bir konuda taviz koparan Rum lideri, müzakerelerin başında kabul ettiği ‘siyasi eşitliği’ reddediyor ve toplantının devam ettiği bir sırada “istediklerimi aldım” diyerek masayı deviriyorsa, mutlaka bir ders alması gerekiyordu…
Aslında ona en büyük dersi Kıbrıslı Rumlar verecek…
Bugünden itibaren Kıbrıs’ın güneyinde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…
Düne kadar iki bölgeli, iki toplumlu federasyonu reddeden en fanatik çevreler dahi, buna geri dönüş yapmak isteyecek…
Kıbrıs sorunu savaşla çözülemeyeceğine göre; ortak bir noktada uzlaşıdan başka çare yoktur…
Cenevre’deki 5’li konferans başarısızlıkla sonuçlanmış olabilir…
Ancak bunun 2 veya 3 ay sonrası da olacak…
O zamana kadar adanın her iki kesiminde nice barış ateşleri görebiliriz…
Hayırlısı olsun…
Şimdi çok basit bir çözüm TC ve KKTC tam üye olarak AB ye giriyor kibris ege doğu akdeniz hidrokarbon batı trakya sorunu ab normlarına uyma gerekliliği olduğu için partizanlık liyakatsizlik hukuksuzluk din ve mezhep sömürüsü bitiyor rumlar Anadoluya sen ben ege adalarına gidip geliyoruz bu olay 10 gunde bütün sorunları çözer peki ab ve abye kendini arındırıp habire taviz koparan dilenci elekçi acıların çocuğumu rum ve yunan bunu kabul eder mi