Küçük ülkemiz, son 40 yıldan beri sürekli ‘elektrik krizi’ yaşıyor… Bir gün yönetim sorunu, bir başka gün usulsüzlük-yolsuzluk iddiası…
Ya da yakıt krizi…
Gemi geldi mi, gelmedi mi?..
Yakıt kaç gün daha idare edecek?..
Borçları kim ödeyecek?..
Yol yapımında elektrik direklerini kim çekecek veya enerji hatlarını kim yenileyecek?..
Parası ödenmiş sayacı, yeni birmiş binaya kim, ne zaman takacak?..
Tam 40 yıldan beri bitmeyen bir çile…
Elektrik Kurumu’nun günlük üretim kapasitesi, KKTC’nin ihtiyacının yarısını ancak karşılıyor…
O yüzden de Aksa 11 yıldan beri KKTC’ye günde 153 megawat elektrik veriyor…
Aksa özel şirket olduğu için zararına satış yapmaz…
Elbette karını hesaplayarak fiyat verecek…
Bir de üretim kapasitesini artırması isteniyorsa ona göre ek yatırım yapacak…
Kötü yakıt yerine doğal gaza geçecekse onun için de ayrı yatırım projesi geliştirip, teknolojiyi yenileyecek…
O yüzden de sözleşme süresini uzatmak istiyor…
Afrika ve Asya ülkelerinde 20 yıllık sözleşmeyle elektrik üreten bir şirketin, KKTC’den de 15 yıllık süre istemesine çalışanların sendikası veya bazı siyasi kesimler karşı çıkabilir…
Ne var ki; Aksa’nın “vazgeçtim” demesi halinde, KKTC’nin elektrik ihtiyacının ne şekilde karşılanacağının da önceden bilinmesi ve gerekli hazırlıkların yapılması gerekiyor…
Her teklife ‘hayır’
Geçtiğimiz aylarda Karadeniz Holding, Kıb-Tek maliyetinin yarı fiyatına gemiden elektrik teklif etmişti… Üstelik çevre kirliliği olmayacak…
Onu da kabul etmeyen KKTC’nin önünde başka seçenekler varsa bunu masaya koymak zorundadırlar…
İkide bir grev tehdidi veya ülkeyi karanlıkta bırakan eylemlerle bu sorunu çözemeyiz…
Elektriklerin kesilmesi hem insanların yaşamına yönelik bir tehdittir…
Hem de ekonomiyi darbelemektir…
Sadece bir sektörü değil, tüm sektörleri iflasa sürüklemekten başka bir tarifi yoktur bu kesintilerin…
Kıbrıs Türk halkı böylesi bir tehdit altında yaşatılamaz…
KKTC böylesi bir anlayışla yönetilemez…
Gelinen noktada, rekabeti ön plana çıkaran bir anlayışla ‘uzlaşıya varmak’ son derece önemlidir… Kavga, gürültü, üstünlük sağlama, kafaları karıştırma, vurma, kırma kültürü asla iyi sonuç vermez…
Bunu kabul etmek ve davranış biçimini düzeltmek zorundayız…
Aksi halde ‘son pişmanlıklar’ fayda etmeyecek…
Öz 2 Yıl Önce
AKSA bir an önce devletleştirilmeli. Elektrikten elde edilen gelirle de şirkete parası ödenmeli.
Hasan Nuri 2 Yıl Önce
Sayın Akar Sorunlar Yumağı tuttuğun elinde kalan KKTC’de Elektirik sorununu bir tarafa bırakalım ve 14 Mayıs sonrası patlak verecek olan DÖVİZE bir bakalım ! Tutacak yeri kalmayan KKTC’de zil çalıp oynayalım !! FOR ever TRNC ……
Ck 2 Yıl Önce
Ben olsam AKSA'nın yerinde" vazgeçtim" der çeker giderim. Bukadar şımarıklık olmaz!
Hasan Nuri 2 Yıl Önce
Sorun Ne Aksada ne Elektirik Kurumunda ve ne de yeni gelebilecek Şirketlerdedir ? Gerçek Sorunumuz KKTC’yi yönetemeyen seçtiğimiz gelmiş geçmiş Yoneticilerimiz ile Bizlerdedir ! KKTC’yi getirdiğimiz noktada ne Rumlar’ı ne AB’yi ne BM’yi ve ne de Anavatan Türkiye’yi Suçlayabiliriz ! “ KKTC ile gideceğimiz Köyün minaresi çoktan görünmüştür ! FOR EVER TRNC …..
Öz 2 Yıl Önce
Anti tekel yasası olmayan, rekabetin olmadığı, tekel konumundaki, işletmelerde, özelleştirme, vatandaşı soymaktan başka bir şey, değildir. Ercan Havaalanı işletmesi de, AKSA da yolsuzluk ve soygun düzeninin bir parçasıdırlar. Hatayı, bu düzene, değişik çıkarlar uğruna, yardımcı olanlarda, göz yumanlarda, yol verenlerde aramak lazım. Altyapı yatırımları yapmayan, kötü yönetilen kamu kuruluşlarınını, denetlemeyenlerdir asıl sorumlu olanlar. Halkı gerçek manada temsil edecek, icazetsiz bir yönetim, bu yönetimi, yolsuzlukları, suistimalleri denetleyecek kontrol edecek, adil,bağımsız bir hukuk sistemi yoksa yalnız elektrik değil, tüm kurumlar çürür.