Türkiye’nin denizleri aşarak bizlere su getirmesi müthiş bir projedir… Böylesi bir projeyi hayata geçiren ve Kıbrıs Türk halkını susuzluktan kurtaran Türkiye’ye şükran borçluyuz…
Projeye ilk günlerde karşı çıkan, hatta engellemeye çalışanları dün olduğu gibi bugün de kınıyoruz…
Pandemi hastanesi bir başka gurur kaynağımızdır…
Türkiye’nin 45 gün içinde tam teşekküllü bir hastane inşa edip, halkımızın kullanımına sunmasını da ayakta alkışlıyoruz…
Özellikle altyapı yatırımlarda Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkına sunmuş olduğu fırsatlar küçümsenecek gibi değildir…
Bunu açık ve net olarak belirttikten sonra, külliye konusuna geçelim…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC için yeni bir Cumhurbaşkanlığı sarayı ve parlamento binası için destek beklentilerine olumlu karşılık vermiş ve parasını da göndermiş olabilir…
Böylesi bir gelişme karşısında kendisine teşekkürlerimizi sunabiliriz…
Ancak; içinden geçmekte olduğumuz bu kritik süreçte acil ihtiyaçlarımızı da görmezden gelemeyiz…
Hastanelerimizde çok ciddi eksiklerimiz vardır…
Yollarımızın önemli bir bölümü çökmüş durumdadır…
Trafik levhalarımızın çoğu kırılmış durumdadır…
Lefkoşa-Gazimağusa ana yolunda ‘hayati önem arz eden’ orta refüjde koruyucu bariyerleri 48 yılda tamamlayabilmiş değiliz…
Bu yolda sürekli ölümlü kazalarla yüzleşiyoruz…
Direksiyon hakimiyetini kaybedip, karşı şeride geçenler sayesinde Gazimağusa yolu sürekli tehlike arz eder durumdadır…
Turizm cenneti Girne
İlçelerde hastane ve sağlık ocaklarının durumu yürekler acısı…
Doktor, hemşire ve cihaz sıkıntısı artarak devam ediyor…
Turizm kenti Girne’nin Antik Limanı kurtarıcı arıyor…
İskele çökmüş, fırtınadan zarar gören mendirek 5 yılda tamir edilememiş, tarihi binaların bir kısmı yıkılmaya yüz tutmuş…
Ama hepsinden önemlisi kanalizasyon eksikliği ve arıtma tesisinin yetersizliği yüzünden her gün 100 bin insanın atıkları denize boşaltılıyor…
Bunun için gerekli olan 4-5 milyon doları bulamayan bir KKTC’den söz ediyoruz…
Bazı yolların yapımı yarıda kalmış, ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşanıyor…
Basit sorunlar bile parasızlık gerekçesiyle çözülemiyor…
Proje ve mali kaynağa ihtiyaç duyulan sorunları uzatabiliriz…
Burada vurgulamaya çalıştığımız önceliğimizin külliye olmadığıdır…
KKTC’nin yöneticileri, Anavatan yetkililerine öncelikli sorunları aktarıp, külliye projesinin ileriki bir döneme bırakılmasını isteyebilirdi…
Bunu yapmak yerine halkın tepkisini önemsemeyip, dozerleri sahaya sürmek yeni bir gerilime davetiye çıkarmak demektir…
Buna hiç ihtiyacımız yoktur…
Hasan Nuri 3 Yıl Önce
Yalanlar Ülkesi Ben yaparım olur KKTC’yi kırk yıldır Dünyaya tanıtabildik mi yani ! Her yıl tanıtmaya harcadığımız Milyonlar yerine KKTC’ye yakışır görkemli bir Kulliye ile Ülkemizi Dünyaya niye tanıtmayalım ki ! Dörtparmaklara yaptığımız ışıklandırılmış Dünyanın en Büyük bayrağı ile Kıbrıs’ın en büyük Muhteşem Külliyemizle KKTC’yi kim Tanımayabilir ki ! Kraliçe ve Kıralların gelebileceği Külliyemiz niye olmasın ! Kim demiş ki her tarafı dökülen KKTC borç batağında ve maaş ödeyemez duruma geldi ? Muhteşem Külliyemiz Bayrağımız ve Milli Havayolumuz Mavi Girne ile Bu Ülkeyi İHYA edeceğiz , FOR Ever TRNC
Turkish power 3 Yıl Önce
Her halta muhalif gidaklayan ama yumurtlamaya eleştiri şampiyonu icraat fakiri İngiliz muhipleri iş başında
Öz 3 Yıl Önce
Şu külliye olayı Kıbrısta bir seçim konuşmasını hatırlattı. Size yol yapacağım.Su getireceğim. Camiler yapacağım. İmamlar getireceğim. Külliye yapacağım. Millet bahçesi yapacağım. Hava alanı yapacağım. Vatandaşlar getireceğim dedikten sonra, igynegamu igynegamu, igynegasu igyanegamu diyen Rum politikacı hatırlanmaz mı?