Diyalog Gazetesi
2024-08-22 09:37:59

Avrupalı olmak ve kuralların dışında kalmak

Reşat AKAR

rakar@diyaloggazetesi.com 22 Ağustos 2024, 09:37

Ağustos ayının sonuna yaklaşırken, okulların durumu yeniden gündeme geldi…

Öğretmen sendikaları, Eğitim Bakanlığı’nı ‘gerekli önlemleri almamakla’ suçluyor…

Şimdiden genel grev uyarısı yapıyor…

Eğitim Bakanlığı ise suçlamalara karşılık vermiyor, elindeki imkanları kullanarak yeni ders yılı için hazırlık yapıyor…

Uzun yaz tatilinin sonunda eğitimle ilgili tartışmaların daha da yoğunlaşacağını göreceğiz…

Kuzey Kıbrıs’ta ‘gelenekler’ önemlidir…

Bugüne kadar düzen nasıl gelmişse, bundan sonra da aynı şekilde devam eder…

Kuşkusuz Eğitim ve sağlık, tüm dünya ülkelerinde öne çıkan iki konudur…

Gelişmiş ülkelerde seçime katılan partilerin propagandası daha çok iki başlık üzerinde yoğunlaşır…

Birincisi eğitim, diğeri sağlık sistemidir…

İngiltere’de İşçi Partisi uzun bir aradan sonra 1996 yılında iktidara gelirken eğitim konusunda ‘Ev Ödevleri Kulübü’nü ön plana çıkarmıştı…

Tam gün eğitimin olduğu bir ülkede ‘Ev Ödevleri Kulübü’nün ön plana çıkarılması İngiliz halkından büyük destek görmüştü…

Bunu niye yaptılar?..

Çocuklar; öğretmenin verdiği dersi anlamadıkları zaman, ödevlerini yapmakta zorlanıyorlar ve ailelere sığınıyorlar…

İşten yorgun dönen anne ve babalar ise çocuklarına yeterince yardımcı olamıyor…

Ve bu durum eğitime olan ilgiyi de başarıyı da zaman içinde azaltıyor…

İşçi Partisi’nin ortaya koyduğu bu önerinin uygulanabilmesi için elbette para gerekiyordu…

Bunun için de Sayısal Loto’nun haftada birden ikiye çıkarılması kararlaştırılmıştı…

Nitekim öyle oldu ve iktidara gelen İşçi Partisi Loto’dan elde edilen ek gelirlerin yarısını eğitime, yarısını da sağlık sistemine aktarmak suretiyle seçim öncesinde verilen sözleri yerine getirmişti…

Kuzey Kıbrıs’ta ise yıllardan beri ‘Tam Gün’ eğitime geçilmesi başarılamadı…

Seçim öncesinde verilen sözler, seçim sonrasında havada kaldı…

Bunun ana nedeni; siyasi partiler ve sendikaların ortak bir uzlaşıya varamaması, ayrıca Kıbrıs’ın kuzeyini AB mevzuatlarının dışında tutma anlayışıdır…

Hem Avrupa Birliğini istemek, hem de Avrupa kurallarının dışında bir düzen yaratmak kadar çelişkili bir durum olabilir mi?..

Burada olabiliyor…

İşte Kıbrıs Türk siyasetinin en büyük çelişkisi budur… 

Yorumlar (3)

Hasan Nuri 8 Ay Önce

Yarattığımız Düzen ile Kimin ne Yönettiği bilinmeyen bir KKTC’yi Dünyanın 6. Büyük Ekonomisi BMGK daimi Üyesi ve Zengin Ülke İngiltere ile değil de bir Afrika Ülkesi ile mukayese etmemiz daha doğru ve yerinde değilmidir acaba ? Yönetilemeyen KKTC’yi bugünkü Hali lie Güney Kıbrıs veya herhangi bir Avrupa Ülkesi ile mukayese edebilmemiz mümkün değildir ! Avrupa’dan ve Medeniyetten her geçen gün uzaklaşan Güzelim Çevresi Yok edilmiş Batırıp Veran ettiğimiz KKTCyi ancak milli nutuklarla yönetmeye çalışanlarımız KKTCde başımıza gelecekleri gerçekten bilmiyorlar mı yani ? Çemberin her geçen gün daraldığı KKTCde Fakirlik Yoksulluk Sahtelik Kayıt Dışılık Hırsızlık Gasp ve Tetikçiler ile Uyuşturucunun kol gezdiği Ülkemizde daha iyisini nasıl bekleyebiliriz ki ? Tüm Sektörlerini yerle bir ettiğimiz KKTCde geriye kalan bir avuç Kıbrıslı Türkü ne gibi bir gelecek mi bekliyor ?? Onu da Falcı Elmaziye Hanım’ı bulup da sormamız gerekmiyor mu yani !

Hasan Nuri 8 Ay Önce

Sayın KKTC turizm ve çevre Bakanımız Güney Kıbrıs veya Almanya’yı niye Suçluyor acaba ? Onlar bugüne kadar yanlış Biz doğru mu oluyoruz ! Dünyadan Kopmuş KKTC’de Uluslararası Hukuk Dışında yapmadığımız kalmadı ve Bugün Dünyadan dışlanmış istenmeyen bir KKTC ve Toplum olmuş isek Kimi Suçlayabiliriz ki ?

Hasan Nuri 8 Ay Önce

KKTC’ye TURİZM akışı Azalıyor ‘ Meteliksiz gelen Yolcular ise artıyor ‘ Döviz Yükseliyor TL erimeye devam ediyor ‘ Pahalılık aldı başını gidiyor ‘ İşsizlik ve Parasızlık kapımızı çalıyor ! VAY BENİM MEMLEKETİM !!

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.